Azat Metin
Azat Metin

İnternet teknolojisini yakından takip edip web programlamaya gönül vermiş ve blogunda yararlı kaynak kodları, dökümanlar paylaşan birisi.

Twitter


Tahta Masa

Tadını çıkara çıkara, yudum yudum kederleniyorum. Ve toparlayacak fazla bir şey kalmamıştı.

Saatler ikiye, üçe, dörde vurup vurup kaçıyor ve ardından bir sessizlik takip ediyor onu. Yan tarafımda ki caddeden geçen arabaların vızıltıları azalıyor. Sırtımı bir ağaca dayıyor, bir sandelyeyi karşıma çekip dertleşiyor ve dost ediniyorum kendime; elimi sallıyorum geçip giden rüzgâra. Orada beni görüp yadırgayacak kimse yoktu, hemde hiç kimse.

Derin bir nefes daha çekiyorum, sonra bir daha; ayaz çiğerlerime işliyor. Amotör duygularım yenik düşmüş ve tepeden tırnağa acı kokuyorum, buram buram hüzün var. Bir kadının gidişiyle mahvolan hayatımın kırılma noktalarını biriktiriyorum cümle sonlarına; göz göre göre gidişini, saçlarını, sırtını ve adımlarını gözlerimin önüne seriyordum. Çünkü artık ne sesini ne de yüzünü anımsıyabiliyordum. Yalnızlığına alıştığım hayatımın bir tekerrürünü yaşıyordum, bir daha alışıyordum.

- O gece, o tahta masaya oturmuş; kesinlikle sıradan, kesinlikle sessiz ve kesinlikle mutluydum. Ta ki, gırtlağımdaki ekşimsi tat ve kafamın şarabi etkisi zihnimden silinene dek. Şu an olduğu gibi.




Yazı Hakkında Yorumlar