Azat Metin
Azat Metin

İnternet teknolojisini yakından takip edip web programlamaya gönül vermiş ve blogunda yararlı kaynak kodları, dökümanlar paylaşan birisi.

Twitter


Piano Piano

çoğunlukla dizlerimin bağı çözülürken, bir kaldırım taşının üzerine oturduğumda ve yine en çok üşüyen ellerim cebimde, başımı öne eğip yakalarıma sakladığımda seyrediyordum. herhangi bir seyir halindeyken seyrediyordum; bir boşluktan diğer bir boşluğa sürüklendiğimde, bir acıdan diğer bir acıya yol aldığımda, kendimi ifade etmenin bir yolunu bulamadığımda uçsuz bucaksız o denizin kıyısına çakıldığımda seyrediyordum. nereye gittiğini bilmediğim bir otobüs yolculuğunda, bir şehir seferinde otobüsün en arka tarafına sinmiş döktüre döktüre susuyorken seyrediyordum. hiç olmayacak bir yer ve zamanda, öyle, nedensizce duruyorken; adını dahi bilmediğim o caddenin ortasında ne yaptığımı bilmeksizin ayaklarım yere yapışmış dona kalmış vaziyette seyrediyordum. ben hep seyrediyordum, seyrederek büyüdüm; konuşmayı beceremedim bir türlü ama yinede bir yer edinmek istedim.

bu şehrin büyüsüne kapılmış o müthiş kalabalığı ve içlerinden çıkan o inanılmaz uğultuya rağmen, nasıl da sağır oluşumu; gelip geçen kalabalıkla beraber aralarından sıyrılıp bu denli yalnız kalışımı seyrediyordum. anlatmanın ve anlamanın şu vakitten sonra mümkün olmadığı insanlarına, ağaçlarına, pencerlerine ve insanlarına, dahası aklınızın dahi alamayacağı kadar her şeye sırtımı dönüp, güneşin batışıyla geceye dönen gündüzü ve iki şişe şarap, biraz duman ile çalan şarkılar arasında kendimi avutuyor oluşumu seyrediyordum.

daha yavaş daha sakin ve müthiş bir sukünet ile devam edip bitmek bilmeyen bu hal içerisinde seyretikçe kaçıyor, kaçtıkça seyrediyordum.

-bir sabah uyanıyor, masada duran küllüğü, odadaki dumanı izliyordum; kalbim ne kadar da kırılmış.




Yazı Hakkında Yorumlar