Azat Metin
Azat Metin

İnternet teknolojisini yakından takip edip web programlamaya gönül vermiş ve blogunda yararlı kaynak kodları, dökümanlar paylaşan birisi.

Twitter


Beş Dakika

ondan önceki gecelerde olduğu gibi yine bir çarşafın içinde boğulup, dumana buğulanmıştım. aklım karıncalanmış ve her zamanki gibi uyku tutmamıştı, belkide bilerek uykusuz bırakmıştım kendimi. kesin olan şuydu, günün ağırmasıyla giden geceyi, yalnızlığı, sarhoşları ve sokak lambalarına an ve an tanıklık etmiştim. güneş herkese farklı doğuyordu.

vakit yol alma vaktidir diyerek, koyuluyorum yola. sırtlarında çantalı insanlar, kapı ağzına kadar tıka basa dolu dolmuşlar ve otobüsler, tren istasyonları; çoğusu bekliyor ve bir çoğu telaşlı, yetişme derdinde. ben de karışıyorum onların arasına, onu görmek ümidiyle nereye gittiğini bilmediğim bir otobüse atlıyorum. Ve ben ne zaman dışarıda olsam uykusuz oluyorum, kesinlikle, bundan mıdır bilmiyorum ama dışarıdayken aklıma çok güzel şeyler geliyor. oturup asırlar boyu düşünsem de aklıma gelmeyecek olan şeyler hemde. mesela; çok güzel bir kadına denk gelip ona kör kütük aşık olasım, son radde kadar sevesim geliyor. kimsenin beni bilmediği bir yere gidip, her şeyi kaybetme pahasına da olsa deliresim geliyor. bir arkadaşım ile nargile, hiç gitmediğim bir evin çatı katında ekmek, peynir ile sek rakı içesim geliyor.

yazmasam delirecektim, aklımı sıyıracaktım. hemen inip, sağa çekiyorum kendimi, bir kağıt kalem tutuşturuyorum elime. uykusuzluk başıma bela, el yazım gittikçe bozuluyor ve kendi yazımı okuyamayacak gibi olunca da bırakıyorum. kime, ne anlatıyorum ki ben.

sonra hepsi geçiyor. eve varıp, bir demlik çaya tek başıma yumulunca hepsi geçiyor. nargile dumanı sinmiş odamın tozlu raflarında ki o sıradanlığına ve sessizliğine kavuştuğum an hepsi geçiyor. alışkın olduğum yaşamamın uykusuzluğuna ve iştahsızlığına geri dönüyor ve artık o an aklıma sadece uyumak geliyor.

- gelip geçtim kalabalığın içinden, gelip geçen kalabalıkla beraber.





Yazı Hakkında Yorumlar